Karalama Defteri - Giriş SZP.net 4.1 Beta  
ASP.NET DataSet ve Sinir Krizleri
Son bir kaç gün içinde işi baya ilerletsemde henüz anlayamadığım çok şey var. Esasında aklımdaki soruların hepsinin çözümlerini bulabilirim ama ADO.NET'e takıldım kaldım. DataSet nesnesinin kullanımı çok zor. ADO.COM (ben böyle diyorum, yani eski ADO) daki RecordSet'e çok alışmıştım, herkes gibi. DataSetin yapısı çok farklı. DataSet içine veriyi aldıktan sonra vt ile bir bağlantısı kalmıyor, birden çok tabloyu yükleyebiliyorsunuz, bunlar rasından ilişkiler kurabiliyorsunuz. Bunlar iyi tarafları. Ama bu verilere erişirken bildik şekilde Oku, sonraki kayda git mantığı işlemiyor. For Each kullanmak gerekiyor. Asıl sorun kaydı düzenleme (edit) ve yeni kayıt ekleme (addnew) de çıkıyor. RecordSetdeki gibi kolay değil. Ayrıca DataSet bir kere açıldıktan sonra Vt ile bağlantısı kalmadığından yaptığınız bu işlemler sonucunda düzenlediğiniz ve eklediğiniz veri DataSetin içinde kalıyor Vt ye yansıtılmıyor. Fazladan sql komutları çalıştırmalısınız. Bana çok saçma geldi. Bunu otomatize etmenin de bir yolu var CommandBuilder nesnesi ile ama yinede ben ADO.NET'in yeni bir teknoloji olması sebebiyle henüz ilkel olduğunu düşünüyorum.

ufukyayla 04.05.2005 08:56:24 Yorumlar [9]



ASP.NET İle İlk Uygulama
Az biraz birşeyler öğrenince ASP.NET ile bir ziyaretçi defteri yaptım. Çok ilkel oldu ama çalışıyor. Bu da benim için herşey demek, gerisi kolay.
Hem ayrı sayfalarda hem de codebehind ile tek sayfa kullanarak iki farklı şekilde yaptım. Yani ki ayrı uygulama.

Sitenin İndir kısmında bulabilirsiniz.
http://www.ufukyayla.com/indir/dosya.aspx?bno=7

Çalıştırmak için web sunucunuzun kök dizinide net adlı bir dizin açın. Bu dizini IIS'de ayrı bir uygulama olarak belirleyin. Zip dosyasından çıkanları bu dizine koyun.

bin dizininde gerekli dll nin kodu ve derlenmiş hali var. Örnek olması için derlemeyi yapan bat dosyasını da pakete koydum.

Framework versiyonunuza göre derle.bat dosyasının içindeki
Path="C:\WINDOWS\Microsoft.NET\Framework\v1.1.4322"
satırını düzenlemeniz gerekebilir.

Durumu benden beter olanların aklına birşey takılırsa sorsunlar.
İşin ustası arkadaşlardan önerilerini bekliyorum.

ufukyayla 02.05.2005 16:07:14 Yorumlar [1]



Dere Balığı
Dün bi arkadaş sağolsun balık almış, mangalda yapalım yiyelim diye çağırdı. Başlıktan da anlaşıldığı üzere dere balığıydı. Çocukken Beyşehirde (Konyanın bir ilçesidir) yediğim balıklar aklıma geldi. Deniz balıklarını severim, hoş bütün balıkları severim. Ama şöyle yerken dere kokusu, yosun kokusu, çamur kokusu geldimi balıktan çocukluğumu hatırlıyorum, içim bir hoş oluyor.

Tatlı su balığından hoşlanmayan insanlar da var tabii ama en azından alabalık seviyorlardır. Onlara en az 5 kilo çeken sazanları tavsiye ediyorum. Böyle parça parça eti çıkar, kendine has bir tadı vardır. Babaannem genişce bir tepsinin (yöresel adı dığandır) içinde biraz yağ ve salçaya bulayıp, saç ayağı üzerinde odun ateşinde pişirirdi. Birde o balıklardan çıkan yumurtaları bir kenarına kordu ki evdeki çocuklar yemek için kavga ederdi. En büyük torun olduğumdan diğer çocuklar -balık yiyebilir- hale gelene kadar tekelimdeydi.

Bizim köyde balık muhakkak taze olurdu, çoğu zaman canlı alınırdı, yahut kendimiz tutardık. Amcamın getirdiği balıkları arka bahçedeki tulumbanın yalağında yüzdürmeye çalışırdık. Bir de ismini yadetmesem olmaz Şerafettin amca vardı ki uzaktan akrabamız, köyün balıkçısıydı. Bu işe meraklı olduğumdan, babamlarla beraber çay kenarındaki arazilere çalışmaya gittiğimizde oradaki balıkçıları seyretmeye giderdim. Türlü şirinlikler yaparak beleşten balık koparırdım.

Hey gidi günler.

ufukyayla 28.04.2005 08:55:22 Yorumlar [2]



ASP.NET İlk kod yazma denemesi
Her ne kadar "ASP.NET benim neme gerek, asp ile ne istedimde yapamadım." fikrinde olsam ve hatta "Nerden çıktı şimdi bu .NET be kardeşim COM iyidi. Benim adresimin sonu bile .com" diye yakınsamda, hiç niyetim olmadığı halde galiba can sıkıntısından ASP.NET'e başladım.

ASP.NET öğrenirken yaptıklarımı buraya yazmayı düşünüyorum. Zaten weblog demek web üzerinde günlük tutumak demek. Bakın ne ızdıraplar çekiliyor yeni birşey öğrenirken, yinede kararlıyım bu .neti çözmeye.
Ama .net canımı sıkarsa PHP'ye filan atlayabilirim.

Yeni bir teknolojiye alışmaya çalışırken Ziyaretçi Defteri yazmak adetten olduğundan bende öyle yaptım.

Kafamda ilk komutları verdim:

Inherits ASP.Tecrubeleri.BilimumHatalar
Inherits ASP.Tecrubeleri.BirYazalim.NasilOlsaCalismaz
Inherits ASP.Tecrubeleri.IlkYaptigim.ZiyaretciDefteri
Inherits SQL.Tecrubeleri
Inherits ADO.Tecrubeleri

ve başladım. (Yukarıda yazdıklarım yanlış olabilir, dedim ya yeni başlıyorum)

ASP.NET ile şöyle kavramlar kafamda yerleşsin diyerek, tekbir ve salavatlar getirerek metin editörümü (EmEditor) açtım.

Yaklaşık 2 saat süren çalışma sonucunda aşağıdaki kodla vt ye ilk kaydımı ekledim.

--------------------------------------------------------------------------
Dim VtSql As String = "insert into tablo(ad, yorum) values(@ad, @yorum)"

Dim VtCon As New System.Data.OleDb.OleDbConnection("provider=Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;data source=" & Server.Mappath("/") & "net/veritabani.mdb")

Dim VtCmd As New System.Data.OleDb.OleDbCommand(VtSql, VtCon)

VtCmd.Parameters.Add("@ad", ad.Text.ToString)
VtCmd.Parameters.Add("@yorum", yorum.Text.ToString)

VtCon.Open()
VtCmd.ExecuteNonQuery()
VtCon.Close()
--------------------------------------------------------------------------

Ama hala okuyamadım. DataAdaptor diye diye birşey var. Galiba sorun o.

ufukyayla 27.04.2005 13:44:48 Yorumlar [11]



Abdülezel Paşa
Yunan Harbi Şehidi (1827 - 1897)

1827 senesinde, Konya'nın Hâdim kazasında dünyaya gelen Abdülezel Paşa onaltı yaşında iken er olarak orduya katıldı. Askerlik mesleğine aşıktı. Çok gayretli ve çalışkan olduğu için; otuz yaşlarında subaylığa geçirildi. 1853-56 Kırım harbinde, baştan sona bulundu. 1868 Girid İsyanının bastırılmasında görev aldı. 1872'de Sırbistan ayaklanmalarının bastırılmasında dillere destan kahramanlıklar gösterdi. 1877-78 Osmanlı - Rus harbinde, Plevne muharebelerindeki hizmetlerinden dolayı, Tuğgeneralliğe yükseltildi.

Son muharebesi olan 1897, Yunan harbinde büyük yararlıklar gösterdi. Tugay komutanı olduğu halde, cephenin en ön saflarında çarpışmaya katılıyordu. Türk birliği bastırdıkça, zalim Yunan dayanamıyordu. Yer yer çekilmeye çalışıyordu. Top gülleleri yakınlarına kadar düşmeye başlamıştı. Yardımcı subaylar 'Aman paşam, siz bu kadar ileri çıkmayın. Bir kaza olup, birliğimiz başsız kalmasın' diye yalvarıyorlardı. Paşa ise onlara 'Ey oğul, ecel gelmeden insan ölmez. Ben elli senedir böyle savaştım. Hamdolsun hiç bir şey olmadı. Hep şehid olmayı aradım. Keşke şimdi burada arzuma kavuşabilsem' diyordu. İşte bu Alasonya muharebeleri öncesinde Paşa, Tugay personeline bir konuşma yaptı. Paşa şöyle diyordu:
"Askerlerim, yiğitlerim, bize, namusumuza göz diken düşmana haddini bildirmenin şimdi zamanıdır. Bilirsiniz ki hainler korkak olur. Biz üzerlerine yürüyünce kaçacaklardır. Şu gördüğünüz, Papaliva, Tırpan ve Misvaki tepelerinin zaptı, bizim için çok mühimdir. Siz Milona geçidi gibi zor bir engeli aştınız. Bu tepeler size dayanamaz. Cenab-ı Hakk'ın yardımı ile hain düşmanı yenip, sancağı oraya dikmenizi istiyorum. Türkün ve Osmanlının şanını yüceltme zamanıdır. Analarınız sizi bu günler için doğurup büyüttü. Devlet ve millet sizin süngü kuvvetinizle yücelecektir. Ben de sizinle beraber en önde savaşacağım. Sizden son arzum budur ki, eğer bu tepe alınmadan şehid olursam, benim cesedimi şehid olduğum yerde defn etmeyin. Bu tepeyi mutlaka ele geçirin ve benim için o tepe üzerinde bir kabir kazıp oraya defn edin. Şayet, tepeyi ele geçiremezseniz, bırakın cesedimi kurtlar, kuşlar yesin. Sizin dağları aşan hücumlarınıza, böyle tepeler dayanamaz. Allah'ın yardımı Peygamberimizin imdadı bizimledir. Haydi aslanlarım Allah utandırmasın."

Bu konuşma ile artık asker zaptedilemez şekilde çoşku seline kapılmıştır. Şiddetli bir akın başladı. Yunan askeri kaçıyordu. Atı üstündeki Abdülezel Paşa tam alnına, bir kurşun isabeti ile vuruldu. Bir müddet daha atının yelesine yapışarak gitti. Biraz sonra da atından aşağıya yuvarlanarak mertebelerin en yücesine kavuştu. Vasiyet ettiği tepe henüz düşmemişti. Askerler göz yaşı ile bu vaziyeti yerine getirmeye can atıyordu. Nihayet beklenen oldu ve Pürnatepe, Türk kuvvetlerinin eline geçti. Paşalarını büyük bir saygı ve itina ile tepeye defin ettiler.

Bu gün, bu Konyalı paşamızın ismi; güzel İstanbulumuzun Balat semtinde, haliç kıyısında yeşillik bir caddeye verilmiştir.

ufukyayla 11.04.2005 16:31:21 Yorumlar [0]



Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 [13] 14 15 16 17 18 19 20 21

 # Blog - ASP.NET!VB
  Karalama Defteri
 Giriş
 Bölümler
 Son Yorumlar
 
  Bölümler
 Deli Gömleği
 Eşeryakoli
 Makaleler
 Projeler
 UfukSZP Dağıtımı
 ASP.NET Maceraları
 
  Son Karalamalar
 Foruma üye girince oluşan ...
 Taşındık
 SoulTips Gibi Birşey
 Ya Nasip
 Ulan Ubuntu
 El Yapımı Projeksiyon
 Ne İstiyor Bu Üyeler
 Sınıflarda Kalıtım (Inheri...
 Sadeleştirme Şart
 South Park
 
  Son Yorumlananlar
 Ya Nasip
 Ben Ziraat Mühendisiyim
 UfukSZP Dağıtımını Kullananl...
 Grup Hepsi
 Ne İstiyor Bu Üyeler
 Ziyaretçi Defteri
 Powered By Access
 Ulan Ubuntu
 Network A.K.T. (Arada Kafamı...
 Sınıf, Nesne, Nesneye Yöneli...
 
  Güzel İnsanlar
 Fındık Kabuğu
 Evren AYAN
 Halil TUNÇ
 Can HANHAN
 Mehmet TURAC
 Bloglar Alemi
 
  Şu Anda Bağlılar
 Misafir, Misafir, Misafir 
 
  Ordan Burdan
  
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bu sayfa 0,281 saniyede derlendi.





Bu sitede çalışan bütün ASP.net ve JavaScript kodları orjinaldir ve sıfırdan yazılmıştır.
Site yaygın bütün tarayıcılarla (IE, Firefox vs.) uyumludur.
Bu sitede kullanılan SZP.net 4.1 Beta altyapısı MS Access, MySQL Server ve MS-SQL Server ile çalışabilmektedir.

Tasarım & Kodlama
Ufuk YAYLA